Öğle yemeğiniz bu olmasın

Öğle yemeğiniz bu olmasınKaratay, meyve tüketiminin bilinçli olması gerektiğini söyledi. Meyve şekerinin, bebeklerde dahi karaciğerin yağlanmasının başlıca nedenlerinden biri olduğunu anlatan Karatay, sağlık sorunu olanların meyvelerdeki fruktoz miktarına dikkat etmesi gerektiğini belirtti. SABAH BİR MUZ YENEBİLİRYaz mevsiminde bolca tüketilen kavun ve karpuzda fruktozun yüksek olduğuna dikkati çeken Prof.Dr. Karatay, şöyle devam etti:”Meyvelerin tüketim miktarları, zamanları ve şekilleri, onları vücudumuz için sağlıklı veya sağlıksız hale getirebilir. Meyvelerin şekeri ve her türlü şeker, tatlı zehirlerdir. Hiçbir zaman aşırı şekilde, özellikle akşamları geç vakitlerde tüketilmemelidir. Örneğin gün boyunca başka tatlı ve şekerli yiyecek yememek koşuluyla sonbahar ve kış aylarında sabah kahvaltısında yenecek bir yerli muz, glisemik indeksi yüksek olmasına rağmen verdiği enerji gün içinde yakılabileceği için sağlıklıdır. Ancak aynı muz akşam yemeğinden sonra tüketilirse ve ardından yatılırsa yağ olarak depolanacağı için sağlıksızdır.”"MEYVEYİ LİFLERİYLE TÜKETİN” Meyvelerin lifleriyle tüketilmesi önerisinde bulunan Karatay, şu bilgileri verdi:”Öğlen yemeği yerine ceviz içi, badem, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerle birlikte mevsiminde tüketilecek bir adet portakal veya iki adet mandalina, lifiyle yendiğinde vücut için sağlıklıdır. Ancak 2-3 portakal veya 4-5 mandalina sıkılıp suyu içildiğinde glisemik yükü arttığı ve liflerinden arındırılıdığı için hızla kana karışıp kan şekerini ve insülini aniden yükseltir. İki üç saat sonra da aniden düşmesine sebep olur, işte bu durum sağlıksızdır.”

Paris’te Türk Filmleri Festivali 10. yılında

Paris’te Türk Filmleri Festivali 10. yılında“Les 3 Luxembourg” sinemasında 18-26 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Festival, dün gece Emin Alper’in ‘Tepenin Ardı’ filmi ile açıldı. Paris’te 30 yıldır Türkiyeli göçmenlerin Fransa’ya uyumu için çalışan Türkiyeli Yurttaşlar Meclisi (ACORT) tarafından organize edilen Festival’in açılış gecesine Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoe’nin Kültürden sorumlu yardımcısı Caludine Bouygues ve yerel demokrasi ve derneksel yaşamdan sorumlu yardımcısı Hamou Bouakkaz ve açılış filminin yönetmeni Emin Alper katıldı. Hiç göremeyeceği filmlere destek verdi Bouygues, “Paris Belediyesi olarak Türk kültürünü ve Türk Filmleri Festivali’nin 10’uncusunu desteklemekten mutluluk duyduklarını” söyledi. Görme özürlü olduğu halde hiç göremeyeceği filmlere coşkulu destek veren demokrasiden sorumlu Başkan Yardımcısı Hamou Bouakkaz da, “Bu Festivali desteklemekten gurur duyuyoruz. Yaşasın Türkiye, Yaşasın Fransa, yaşasın Türk ve Fransız dostluğu. Sinema evrensel bir dil. Bir arada olabilmenin dili” diye konuştu. Festival ile Türkiye’de üretilen sanat filmlerine ağırlık veren özenli seçimi ile, Türkiye’de üretilen ve popüler olmayan farklı filmleri, bu filmlere meraklı seyircisi ile buluşturması hedefleniyor.

Ankara’da korkutan patlama

Ankara'da korkutan patlamaGerçek ancak yarım saat sonra anlaşılınca rahat bir nefes alındı.Mamak’ta saat 16.30 sıralarında büyük bir patlama sesi duyuldu. Vatandaşlar arasında panik yaratan patlama nedeniyle Ankara polisi alarma geçti. Mamak’taki 4. Kolordu Komutanlığı’ndan gelen ses üzerine tüm ekipler bölgeye yönlendirildi.Polisler, askeri makamlarla yaptıkları görüşmeden sonra patlamanın neden kaynaklandığı ortaya çıktı. Askeri bölgedeki kayalıklarda düzleştirme çalışmaları sırasında kontrollü patlama gerçekleştirildiği ancak bu patlamadan polisin haberdar edilmediği anlaşıldı.Polis olayla ilgili tutanak tuttuktan sonra askeri bölgeden ayrıldı.Fotoğraf: @cemilyuzer

O koltuk 450 lira!

O koltuk 450 lira!GEÇTİĞİMİZ hafta sonu oynanan G.Birliği maçı ile Beşiktaş taraftarına kısa bir süreliğine veda eden İnönü Stadı’nın koltukları satışa çıktı. 30 Mayıs’taki Rihanna konserinin ardından yenileme çalışmalarına başlanacak. Veda maçında sökülen koltuklar ilan sitelerinden satışa çıkarılmaya başladı. İşi ticarete döktülerBEŞİKTAŞ’ın 3-0 kazandığı karşılaşma sonrası taraftarlar sahaya girerek stadı talan etmişti. Taraftarlar, çimleri, kale direklerini, fileleri ve koltukları götürmüştü. Bazıları işi ticarete döktü, tek bir koltuk tam 450 liradan satışa sunuldu.Bir taraftar, söktüğü koltuğu internet üzerinden satılığa çıkardı. 450 liralık koltuk için taraftar: ‘Elimde kalan fazladan bir koltuk. Her Beşiktaşlı’nın saklamak isteyeceği bu koltuğun kırığı yoktur ve resmen İnönü kokmaktadır…’ notunu düştü.

Krize giren estetiğe koşuyor

Krize giren estetiğe koşuyorKayıtlara göre 2011 yılında 11 milyon nüfuslu Yunanistan’da 142 bin 394 estetik ameliyat gerçekleştirildi. Bu her 79 Yunan’dan birinin estetikli olduğu anlamına geliyor. Bu oran şu an Avrupa Birliği’nin (AB) ekonomik lideri konumunda olan Almanya’da 200’de 1’de kalıyor.İTALYA İKİNCİ SIRADAYunanistan’da estetik ameliyat sayısındaki bu artış operasyon fiyatlarındaki düşüşe ve krizin getirdiği moral depolama ihtiyacına veriliyor. Şu anda en çok estetik ameliyat yaptıran milletler sıralamasında ekonomik kriz yaşayan bir başka Avrupa ülkesi olan İtalya, Yunanistan’ın ardından geliyor. Bu ülkeleri ABD izliyor. En yaygını botoxISAPS rakamlarına göre dünyadaki en yaygın estetik ameliyat ‘botox’ bunu özellikle obezite ile boğuşan batılı ülkelerde yağ aldırma operasyonları izliyor. ABD’de en çok göğüs büyütme operasyonu, Güney Kore’de ise burun estetiği yaptırılıyor. Estetikte damping varYUNANİSTAN’da estetik cerrahlar kriz döneminde çalışmaya devam edebilmek için yağ aldırma, yüz gerdirme, silikon taktırma gibi estetik ameliyatların fiyatlarını yüzde 40 düşürdü. Ayrıca Yunanistan’da krizin ardından ameliyathane ücretleri de neredeyse yarı yarıya azaldı.ISAPS rakamlarına göre 2011 yılında Türkiye’de 266 bin 152 estetik operasyon yapılmış. Bu sayı Yunanistan’da yapılan 142 bin 394 ameliyatın neredeyse iki katı ancak Türk nüfusunun Yunanistan’dan çok daha fazla oluşu Türkiye’yi listede geriye itiyor.

Sare benim stres topum

Sare benim stres topumEtkinlikte çocuklar, Tuba Ünsal’ın yardımıyla annelerine rengarenk boncuklardan bilezik ve kolyeler tasarladı. Alışveriş merkezine kızı Sare’yi de getiren ünlü oyuncu, “Sare 2 yaşında. Bu benim ikinci Anneler Günüm. Kızımla birlikte keyfimiz yerinde” dedi. Ünsal, kızının kendisine hep pozitif enerji verdiğini söyledi: “Onunla beraber uyumak, birlikte vakit geçirmek, ona sarılmak, bütün negatifliğimi alıyor. Bazen ona ‘Stres topumsun sen benim!’ diyorum.” Bir süredir Mirgün Cabas’la aşk yaşayan Ünsal, “Evlenmeyi düşünüyor musunuz?” sorusunu da “Şimdi bu soruya cevap vermeyeceğimi biliyorsunuz” diyerek geçiştirdi. ETKİNLİKTEN FOTOĞRAFLAR

‘Cübbeli’ babaya sahte savcı tuzağı

‘Cübbeli’ babaya sahte savcı tuzağı‘SAVCIYIM, OĞLUNU KURTARABİLİRİM’‘CÜBBELİ Ahmet’ olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün 77 yaşındaki babası Yusuf Ünlü’ye ilk telefon, Kasım 2012’de geldi. Dolandırıcı, kendisini İstanbul’da görev yapan bir Cumhuriyet savcısı olarak tanıttı. Dolandırıcı, yardımcı olabileceğini belirterek, baba Ünlü’den 40 bin dolar istedi. Mahmut Ünlü, Karagümrük çetesine yönelik soruşturmada Aralık 2011’de tutuklanıp 1 yıl hapis yatmıştı.BABA, İLK ARAMADA POLİSE BAŞVURDU‘CÜBBELİ Ahmet’ olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün 77 yaşındaki babası Yusuf Ünlü’ye ilk telefon, Kasım 2012’de geldi. Dolandırıcı, kendisini İstanbul’da görev yapan bir Cumhuriyet savcısı olarak tanıttı. Dolandırıcı, yardımcı olabileceğini belirterek, baba Ünlü’den 40 bin dolar istedi. Mahmut Ünlü, Karagümrük çetesine yönelik soruşturmada Aralık 2011’de tutuklanıp 1 yıl hapis yatmıştı.CÜBBELİ’NİN SESİNİ TAKLİT ETTİLERAncak, Yusuf Ünlü, geçen hafta yine telefonla arandı. Bu kez dolandırıcı, Yusuf Ünlü’den 30 bin dolar talep etti. Dolandırıcı, baba Ünlü karşısında inandırıcı olabilmek adına ses bakımından taklidini yaptıkları Cübbeli Ahmet’in konuşma kayıtları olduğunu öne sürdükleri ses kaydını Yusuf Ünlü’ye telefonda dinletti. Konuşmada, Cübbeli Hoca, babasından parayı vermesi istiyordu. ‘OĞLUM DA KONUŞMAYI KABUL ETMEDİ’Yusuf Ünlü, önceki gün İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’nü ziyaret ederek teknik takibe dez takılan konuşmayı, polisin kayda aldığı görüşmeleri yeniden dinledi. Yusuf Ünlü, dolandırıcı tarafından kendisine dinletilen sesin oğlu Ahmet’e ait olmadığını ifade etti. Oğluyla da konuştuğunu, böyle bir kişiyle, kayıtta geçen bir konuşmada bulunmadığını söylediğini belirtti.

Türkiye, 12,9 milyar liralık ‘hap’ yuttu

Türkiye, 12,9 milyar liralık 'hap' yuttuİlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) verilerine göre, 2012 yılında Türkiye reçeteli ilaç pazarı kutu ölçeğinde yüzde 2,8 oranında büyüyerek 1,56 milyar kutuya ulaştı.Tutar ölçeğinde ise pazar yüzde 5,9 oranında küçülerek 12,9 milyar liraya (yaklaşık 7,1 milyar dolar) geriledi.Kutu ölçeğinde 2012 yılında eşdeğer ilacın pazar payı yüzde 52, referans ilacın pazar payı ise yüzde 48 oldu. Bu oran 2011 yılında da aynı düzeyde idi. Tutar ölçeğinde ise eşdeğer ilaç pazarın yüzde 37,7′sini, referans ilaç ise yüzde 62,3′ünü oluşturdu.İlaca ödenen para azalıyorGeçen yıl Türkiye’de kişi başı 20,62 kutu ilaç tüketildi, bu ilaçlara verilen tutar ise kişi başı 106 dolar olarak belirlendi. Kişi başı ilaç tüketimi 2011 yılında 121 dolar, 2010 yılında 133 dolar, 2009 yılında 132 dolar, 2008 yılında 136 dolar, 2007 yılında 126 dolar, 2006 yılında ise 99 dolar olmuştu. İlaç pazarında dış ticaret verilerine bakıldığında, 2012 yılında Türkiye’nin ilaç ithalatı yüzde 14,9 gerileyerek 4 milyar dolarda kaldı. İlaç ihracatı ise yüzde 16,8 artışla 662 milyon dolara çıktı.Böylece 2011 yılında yüzde 12,1 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, geçen yıl yüzde 16,6′ya yükseldi.İthal-yerli dağılımıGeçen yıl kutu ölçeğinde pazarın yüzde 77,8′ini yerli ilaç, yüzde 22,2′sini ithal ilaç oluştururken, tutar ölçeğinde pazarın yüzde 50,4′üne yerli, yüzde 49,6′sına ithal ilaç sahip oldu.2012′de pazarda bulunan toplam 8 bin 200 ilacın 5 bin 544′ü reçetelendirilebilir ilaçtan oluştu.Tedavi gruplarına göre ilaç tüketiminde ilk sırayı antibiyotikler alırken, bunu sırasıyla kardiyovasküler, antiromatizmal, sinir sistemi, onkoloji ve solunum sistemi rahatsızlıklarına ilişkin ilaçlar izledi.İEİS Genel Sekreteri TokgözKonuyla ilgili açıklamalarda bulunan İEİS Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, 2009 yılı sonunda kamu otoritesinin ilaç harcamalarında tasarruf sağlanması amacıyla 2010-2012 yılları için global bütçe uygulamasına geçtiğini, bütçe hedeflerini tutturabilmek için ilaç fiyatlarını düşürdüğünü söyledi.”İlaç endüstrisinde karlılıklar çok ciddi düştü” diyen Tokgöz, hatta zararların görüldüğünü, bir yandan da yatırımların ertelendiği ve istihdamın azaldığı bir ortamın ortaya çıktığını ifade etti.Tokgöz, şöyle konuştu:”Bu durum kamu ilaç bütçelerinin, hizmetin kalitesi ve yaygınlığı ile örtüşmediğini gösteriyor. Endüstrinin rekabet gücünün ve verimliliğinin artırılması için öngörülebilir ve sürdürülebilir istikrarlı bir ilaç politikası oluşturulmalı, ilaç bütçeleri endüstrinin sürdürülebilirliğini desteleyecek şekilde belirlenmelidir. Tasarrufa yönelik düzenlemelerde fiyat odaklı tedbirler terk edilmeli, endüstri, araştırma-geliştirmeye, yatırımlara ve ihracata yöneltilmelidir.”Endüstrinin küresel üretimden yüksek pay alması, ihracatın artırılması ve yurt içi talebin karşılanması için iç pazarda sürdürülebilirliğin ve öngörülebilirliğin sağlanmasının önem taşıdığını vurgulayan Tokgöz, “İlaç firmalarının üretim ve Ar-Ge yatırımları yaparak yeni ürünler ortaya koyması, küresel rekabetten geri kalmaması için öncelikle diğer sektörler gibi hak ettiği karlılığı elde etmesini sağlayacak fiyatlandırma ve geri ödeme politikaları oluşturulmalıdır” dedi.

Talabani öldü mü?

Talabani öldü mü?

Kürt internet siteleri, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin öldüğünü ancak bunu kimsenin açıklamadığını iddia etti.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) sözcüsünün yaptığı açıklamada Talabani’nin durumunun iyi olduğunu belirtmesine rağmen, halkın bu açıklamaya inanmadığı öne sürüldü.

Avestakurd.com adlı Kürtçe yayın yapan internet sitesi, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin sağlık konusundaki haberleri yakından takip eden ve Erbil’de yaşayan Rebwar Kerim Weli adlı bir gazetecinin, dün akşam saatlerinde twiter hesabından Celal Talabani’nin yaşamını yitirdiğini duyurduğunu aktardı.

Aynı sitede, Talabani Ailesi’ne yakın kaynakların, KYB içerisinde sorun yaşanmaması amacıyla ve varolan sorunların büyümemesi adına hassas davranıldığı ve bu yüzden ölüm haberinin açıklanmadığı iddialarına yer veriliyor. Haberde, Celal Talabani’nin hangi gün ve saatte öldüğü belirtilmiyor.

Gazeteci Rebwar Kerim Weli’nin yazdığı yazıda, Celal Talabani’nin eşi Hero İbrahim Ahmed’in bir kaç gün önce İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedi Nejat’a yaptığı ziyaretin de, ölüm haberini iletmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia edildi. Ahmedi Nejad’n Talabani Ailesi’ne yakın bir kişi olduğu için Hero İbrahim Ahmed’in ona haber verdiğini ve KYB içerisinde herhangi bir sorunun çıkmaması konusunda yardım talebinde bulunduğu iddia edildi.